Anne ve Çocuk Sağlığını Etkileyen Faktörler

Yazar:

Anne sağlığı, çocuk sağlığının temel bir belirleyicisidir ve çocukların sağlık düzeyleri annelerin sağlığı ile yakından ilişkilidir. Anne her ne kadar kendi sağlığına dikkat ederse bir o kadar da içgüdüsel olarak çocuğunun sağlığı konusunda üzerine düşerler. NBir çocuğun dünyaya sağlıklı gelebilmesi ve yaşamını sağlıklı sürdürebilmesi, doğum öncesi dönemde sağlıklı gelişmesi, doğum sırasında herhangi bir travmaya uğramaması ve doğumdan sonra zararlı ortam faktörlerinden uzak kalması ile mümkündür.

Anne sağlığı önemi

Anne sağlığı başta olmak üzere, ailenin sosyo-ekonomik durumu, çevre kirliliği (hava, toprak, su, besin), beslenme bozuklukları, doğum öncesi bakım alma durumu, doğumun bir sağlık kuruluşun­da gerçekleşmesi, ailenin ilgisizliği, bilgisizliği, yanlış inanç ve uygulamalar, çocuk yetiştir­me tarzı gibi sosyal ve kültürel nedenler çocuk sağlığını etkileyen önemli faktörler arasında yer almaktadır. Anne ve çocuk sağlığını olumsuz et­kileyen sosyo-ekonomik faktörleri ise, düşük sosyo-ekonomik düzey, yoksulluk, anne ve babanın mesleği (olumsuz çalışma koşulları), evlilik dışı/istenmeyen gebelik, I. ve II. derece akraba evliliği, kalıtsal ve kronik hastalıklara sahip olma, aile içi geçimsizlik, şiddet ve dayak olarak sıralamak mümkündür.

Anne­nin sigara ve alkol kullanması, madde bağımlılığı, Rh faktörü uygunsuzluğu, enfeksiyon hastalıkları geçirmesi, yetersiz ve dengesiz beslenmesi, radyasyon, ilaç ve katkı madde­lerine maruz kalması, stresli yaşamı ve sosyal destek sistemlerinin yetersizliği, doğum öncesi bakım almaması anne ve fetüs/anne karnındaki bebeği olumsuz etkilemektedir. Hiçbir anne hem kendi sağlığını hemde kendi çocuğunun sağlığını hiçbir şekilde riske atmamalıdır. Bu tür kötü alışkanlıklardan kurtulmalı ve uzak durulmalıdır. Hamilelik öncesinde eğerki çocuk düşünülüyorsa vücudun kendini toparlaması, akciğerlerin kendini temizlemesi için hamilelikten 1 ay önce sigara bırakılması tavsiye edilir.

 

Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2,1’dir ve 186 ülke arasında 114. sırada yer almakta­dır. Kırsal alanlarda yaşayan kadınlar kentsel alanlarda yaşayan kadınlardan daha faz­la sayıda çocuğa sahip olmaktadır. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2008 sonuçlarına göre, Türkiye’de ortalama ilk evlenme yaşı 20,8’dir. İlk evlenme yaşı yer­leşim yeri, bölge ve eğitim durumuna göre farklılıklar göstermekte olup kırsal yerleşim yerlerinde yaşayanlarda, Doğu bölgesinde yaşayanlarda ve eğitimi olmayan kadınlarda daha düşüktür; Evlenme yaşının yükselmesi, kadının çalışma hayatına katılması, eğitim gibi nedenler doğurganlığın düşüşüne katkıda bulunmaktadır.

1 Yorum
  1. I feel this is one of the most important info for me. And i’m glad reading your article. However should commentary on few common issues, The website style is perfect, the articles is really great : D. Just right process, cheers| а

Yorum Yapın

Your email address will not be published.

Benzer Yazılar